Denizli İl Başkanı Orhun Çoban Sol Partinin seçimlere ilişkin tavrını açıkladı. “Geleceğimizi birlikte kuralım” çağrısı yapan Çoban; “Cumhuriyet tarihinin belki de en kritik eşiklerinden birisi önümüzdeki dönemde gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçimidir. Bu seçim her şeyden önce oldu bittilerle, baskı ve hileyle inşa edilen, ülkenin bütün varlıklarının yağmalandığı, bütün kurumlarının işlevsizleştirildiği tek adam rejiminin bir kez daha oylanacağı bir seçim olacaktır. Bu nedenle SOL Parti, önümüzdeki seçimlerde, özellikle mevcut tek adam rejiminin sonlandırılması konusunda, bundan önce bu konuda yapılan referandumlarda olduğu gibi, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek için bütün muhalefet güçleriyle birlikte mevcut tek adam rejimine karşı net ve kesin bir tutum alacaktır” ifadesini kullandı.
“MUTABAKAT ÖNEMLİ BİR GELİŞME”
“Altı parti arasındaki tek adam rejimini sonlandırmaya dönük mutabakat kuşkusuz önemli bir gelişmedir” diyen Çoban, “HDP’nin de rejime son verme doğrultusunda açık bir tutum alması olumludur. Bu AKP-MHP iktidarına son verecek geniş bir muhalefet cephesinin kurulması demektir. Ancak, bu muhalefet blokunun ortaya koyduğu restorasyon programının toplumun son derece köklü değişimler gerektiren birikmiş sorunlarına çözümler üretebileceğini beklemek yanıltıcı olacaktır. Toplum giderek ekonomik krizin pençesinde kıvranırken, yoksulluk ve işsizlik derinleşirken, özelleştirme politikalarının sonuçları ortadayken, demokrasi bütünüyle rafa kaldırılmışken, laiklikten vazgeçilmiş, emperyalist politikaların gönüllü taşıyıcılığına talip olunmuşken, Millet İttifakı’nın programının ülkenin ve geniş emekçi kesimlerin önünde duran sorunların çözümü için yetersiz kalacağı açıktır” dedi.
“BASİT BİR İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİL”
Çoban, “Her şeyden önce önümüzdeki sürecin basit bir iktidar değişikliğinden ibaret bir süreç olmayacağı unutulmamalıdır. Türkiye’nin tek adam rejiminden çıkışı ile birlikte bu karanlık rejimle hesaplaşabilmesi AKP sonrasında da çok zorlu bir mücadele sürecini zorunlu kılıyor. Bu koşullarda Türkiye’nin ve emekçi sınıfların sorunlarını çözecek şekilde dönüşümünü gerçekleştirmek, ancak sosyalist SOL bir çıkış politikası doğrultusunda örgütlenmiş bir toplumsal mücadelenin sonucu olabilecektir” şeklinde konuştu.
“KAMUSAL DÖNÜŞÜM SAĞLANMALI”
Özelleştirilen tüm kamu işletmelerinin geri alınarak kamusal bir dönüşüm sağlanması gerektiğini belirten Çoban; “Devletin sorumluluğunda olan eğitim ve sağlık parasız olmalıdır. Özel okul ve hastaneler kamulaştırılmalıdır. Enerji, barınma, bakım, ulaşım ve iletişim başta en temel insani ihtiyaçlar devlet tarafından karşılanmak zorundadır. Yeni siyasal zemin mutlak laiklik temeli üzerine devlet içinde mevzilenmiş tüm tarikat ve cemaatlerin etkisizleştirildiği bir anlayışla kurulmalıdır. Dış politika Amerika güdümlü fetihçi bir savrulmadan çıkartılmalıdır. Dünyanın yeni bir kutuplaşma içinde yeni savaşlara yelken açtığı bu dönemde emperyalizme bağımlılığa son verilmeli, ABD ve NATO’nun ülkemizdeki tüm üsleri kapatılmalı, ikili anlaşmalar iptal edilmelidir. Yerinden yönetimin ülke çapında doğrudan demokrasi anlayışla geliştirildiği; halkın her düzeyde söz, yetki ve karar sahibi olduğu devrimci demokratik bir toplumsal düzen bir arada yaşamın da en büyük güvencesidir. Devlet, işsizlik ve diplomalı işsizler sorununa acil önlemler almak zorundadır. Yandaşların batık şirketleri kurtarmak, tarikatları ihya etmek, patronların yüzünü güldürmek için hesapsızca harcanan kamu kaynakları gençlerin istihdam sorununun çözümünde kullanılmalıdır” ifadesini kullandı. Çoban, “Laiklik, kamuculuk, emperyalist politikalara karşıtlık, barış ve demokrasi temelinde Türkiye’nin devrimci demokratik bir dönüşümü için toplumun bütün yoksul kesimlerini, ezilenleri, toplumsal eşitsizliklere son vermek isteyenleri, tüm toplumsal güçleri, sosyalist hareketleri ve ülkemizin tüm ilerici, demokratik, devrimci, yurtsever insanlarını böyle bir gerçek muhalefet ekseninde birleşmeye çağırıyoruz” dedi.